Yolcu Obası

Yolcu Obası

Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!
Photobucket Photobucket Photobucket Photobucket Suskunlukla geçiştirilmiş tüm hakikatler zehirlidir.

Yorgun Çevre

1/7/2009

 

           Dünyamızın ve neslimizin geleceğini tehdit eden en büyük unsurlardan biri çevresel atıklardır. Günden güne artan çevre sorunları karşısında doğamız bir çöplüğe daha doğru bir tabirle bir bataklığa dönüşmektedir. Yaşanılabilir, sağlıklı ve temiz alanlar daralmakta, çevre dengesi bozulmaktadır.

            Yaşam hem bizim için hem de doğa için giderek daha sorunlu ve zor hale gelmektedir. Bindiğimiz arabadan tutun da, kullandığımız spreylerle, elimizden düşürmediğimiz cep telefonlarıyla çevreye ve dolaylı olarak yine kendimize zarar veriyoruz.

            Evlerde kullanılan pil sayısına bakın bir kere! Duvar saatinin pili televizyon kumandasının pili... Kullanılmış dahi olsa çöplere atılan bu pillerin içindeki kimyasal maddeler toprağa ve suya karışarak bizlere zehir olarak geri dönecektir. Bu konudaki en iyi çözüm yolu ise kullan-at piller yerine yeniden doldurulabilir piller kullanmaktır.

            Atıkların geri kazanımında ise dikkat edeceğimiz bazı durumlar çevremizi daha yaşanılır hale getirir. Yeniden kazanımı mümkün olan ambalajları evlerimizde ayrı toplayabiliriz. Kâğıtları ve defterleri tutumlu kullanıp, kullanılmış kâğıtları geri kanabiliriz. Geri kazanılan her bir ton kâğıt 16 adet çam ağacını geri getirir.

            Ülkemizde ve dünyadaki katı atıkların yönetilmesinin 3 temel ilkesi vardır. Bunlar; az atık üretilmesi, atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesidir.

            Günümüzdeki en büyük toplumsal sorunlardan biri olan nükleer dosyasına ışık tutalım…

            O kadar duyarsız bir nesiliz ki doğa anadan saf, işlenmemiş, tertemiz aldığımız nimet ve materyalleri, ona pis zehirli ve tahrip edici bir şekilde geri veriyoruz. Bu maddelerin içinde öyleleri var ki etkisi o binlerce yıl devam etmektedir.

            Nükleer atıklar belki de çevremizin sonunu getirecek en büyük doğa sorunudur. Avrupa’da bu atıklardan tam 12 bin ton toprak altında bulunuyor. Ve bu rakama her yıl 730 ton yeni atık ekleniyor.

            Türkiye ise bu durumla henüz yüz yüze gelmiş değil. Eğer ki bir nükleer santral kurulacak olursa atık depoları muhtemelen Toroslar olacaktır. Doğanın bize armağan ettiği bu güzel topraklara çamur atamayız!

            Milyarlarca YTL harcayıp ekonomiyi alt üst edecek bir nükleer santral açmak yerine, mevcut kaynaklarımızdan yararlanarak tek bir alana değil birçok enerji alanına yatırım yapmak daha sağlıklı ve tasarruflu olacaktır. Niye mevcut kömür, su, güneş ve rüzgâr gibi enerji kaynaklarımızı daha etkili şekilde kullanmayalım?

            Dikkatinizi yeniden insan ve doğanın etkileşimi konusuna yöneltmek isterim.

            Bir gün için ne kadar fedakârlık yapabilirsiniz? Aşağıda yazılanları tüm dünyaya yayarak düşünelim; sabah kalktınız, işe gideceksiniz. O günlük parfümünüzü sıkmadınız. Yola arabanızla değil yürüyerek çıktınız. Her sabah dinlediğiniz radyonuz yerine bu sabah doğayı, çevreyi dinlemeyi tercih ettiniz. O gün için “saygı değer Ozon tabakamızın” bir arabanın daha çıkardığı zehirli gazın eksikliğiyle söküğünün genişlemesi engellendi. Yolsan aldığınız içi su dolu pet şişeyi, işyerinize vardığınızda bitirip, bir kenara sıkıştırdınız. Gün boyu karaladığınız kâğıtları ve boş olan pet şişeyi “bir zahmet” yanınıza alıp, çıkıştaki geri dönüşüm kutusuna attınız. Eve geldikten sonra geri kalan işlerinizi halledip rahat bir uyku çektiniz.

            Yukarıda anlatılan herhangi bir insanın gününü fazla değiştirmeden yaşadıklarıdır. Diyelim ki dünyanın yarısı yetişkin, çeyreğinin işi yok, bir kısmını arabası yok, bir kısmının işi yok, bazılarının arabasında radyosu yok, bir bölümünün de evi yok. Ne kadar kaldı elimizde? En az bir Türkiye nüfusu kadar kişi anlatılanlara uyuyor. Peki, bir gün için dahi olsa insanlar böyle bir gün geçirse kime zararı olur? Aksine doğa bir günlük de olsa bize minnettar kalır.

            Bize verilen bu cennetin kıymetini bilmek ve gelecek nesillere bulduğumuzdan daha iyi bir çevre bırakmak, toplumsal duyarlılığımız ve sorumluluğumuzdur.


           Uğur BİTİKTAŞ                                                                                                                          2007 Doçev Atık Yönetimi Konulu Komposizyon Açıköğretim Birincisi 

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »
yolcuobasi